GİRNE – LEFKOŞA – GAZİMAGOSA – KARPAZ
1. GÜN: ANKARA - KIBRIS
07:00 Ankara
Esenboğa Havalimanı’nda buluşma-Check In işlemlerinden sonra 09:55 Pegasus
Havayolları’nın tarifeli uçağı ile Kıbrıs’a uçuş-11:10 Ercan Havalimanı’na
iniş-Havaalanında bizi bekleyen otobüsümüz ile otelimize transfer-Odalarımıza
yerleşme-Serbest zaman-Otel imkanlarından gönlümüzce faydalanıyoruz-Akşam
Yemeği-Yemek sonrası serbest zaman-Geceleme
2. GÜN: GİRNE VE LEFKOŞA TURU
Kahvaltı-Girne ve Lefkoşa
Turu yapıyoruz-Önce Girne'nin batısında bulunan ve 1974 Barış Harekatı'nın
izlerini taşıyan Çıkartma Plajı’nı ve Karaoğlanoğlu Şehitliği’ni geziyoruz-Bu
kısa molanın ardından Girne'nin doğusunda yüksek bir tepe üzerinde yer alan
Beylerbeyi Köyü’nü ve Bellapais Manastırı'nı ziyaret ediyoruz-Ünlü edebiyatçı
Lawrence Durrell'in köyü olarak da bilinen "Beylerbeyi"nin güzel
doğası ve manzarasıyla sizi dinlendireceğini söyleyebiliriz-12. yüzyıldan kalma
bir Katolik Manastırı olan "Bellapais" ise Gotik mimarinin tipik bir
örneğidir ve Kıbrıs'a M.S.1192'den sonra gelen Fransız asıllı Lüzinyanlar
tarafından inşaa edilmiştir-Manastır’ın yüksek balkonlarından Girne Limanı’nı
seyrettikten ve bol bol fotoğraf çektikten sonra tekrar otobüsümüze biniyor ve
Girne Kent Merkezi’ne gidiyoruz- Tarihi Limanı ve Girne Çarşısı’nı kapsayan
kısa bir yürüyüş turundan sonra alış veriş yapmak isteyen misafirlerimiz için
serbest zaman-M.S. 7. yy’da Bizanslılar tarafından inşaa edilmiş ve yüzyıllar
içerisinde değişik uygarlıklar tarafından sürekli yenilenmiş Girne Kalesi'ni ve
içerisinde yer alan Batık Gemi Müzesi'ni de geziyoruz-Batık Gemi Müzesi’nde
tarihin bilinen en eski batığı olan ve yaklaşık 2300 yıl önce Girne açıklarında
battığı tespit edilen çok eski bir geminin kalıntılarını ve yükünden artakalanı
görme imkanı bulacağız-Öğlen yemeği isteğe göre Limandaki veya Bellapais
Köyü’ndeki restaurantlardan birinde alınabilir-Turumuzun Lefkoşa etabı daha çok
panaromik olacak-Dünyada Berlin'den sonra kalan en son ikiye bölünmüş başkent
olan Lefkoşa güneyde yaklaşık yarım milyon kuzeyde ise yaklaşık kırkbin nüfusa
sahip büyük bir şehirdir-Nüfus dağılımından da anlaşılabileceği gibi şehrin
daha büyük ve kalabalık kısmı Rum kesimindedir-Şehrin Merkezi’nden geçen ve
çoğu yerde iki kesimin biribirine yarım metre kadar yakınlaştığı sınır
bölgesini, her iki kesimin birbiriyle temasa geçmek için kullandığı sınır
kapısını ve şu anda Birleşmiş Milletler Karargahı olarak kullanılan eski 5
yıldızlı "Ledra Palace Hotel" binasını otobüsümüzden hiç inmeden
gezdikten sonra, savaşın en acı izlerinin görülebileceği Barbarlık Müzesi’nde
belki de gözyaşlarımızı tutamayacağız-İsteğe göre şehir merkezinde veya Rum
Kesimi’nin görülebileceği Yiğitler Burcu Parkı’nda kısa bir mola daha
veriyoruz-Şehir merkezinde yer alan Venedik Sütunu, Tarihi Mahkeme Binaları ve
eski şehir surlarının kuzeyinde yer alan Girne Kapısı'nı görmek de mümkün
olacak-Otelimize dönüş-Akşam Yemeği-Yemek sonrası serbest zaman-Geceleme
3.
GÜN: DİPKARPAZ VE GAZİMAGOSA
TURU
Kahvaltı-Dipkarpaz ve Gazimagosa Turu yapıyoruz-Bu turda; önce Kıbrıs Adası’nın en Kuzeydoğu noktası olan Dipkarpaz’a giderek, kilometrelerce uzunlukta ve çok ince altın sarısı kumdan oluşan, el değmemişliğiyle Akdenizdeki Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının büyük kısmının yumurtlamak için tercih ettikleri Altın Kumsal’ı ve Hristiyan Azizleri’nin en önemlilerinden birisi olan (Bir rivayete göre de Havarilerden biri olan) Apostolos Andreas (St. Andrew) adına inşa edilmiş Manastır’ını geziyor ve resimliyoruz-Çok eski bir tarihi yapı olan bu manastırın hikayesi ise şöyle; Aziz Andreas uzun bir gemi yolculuğunda susuzluktan ve hastalıktan kırılan gemi mürettabatına kılavuzluk ederek bu burunun kayalık bir bölgesinde demir atarak karaya çıkmış. Tatlı su bulmanın neredeyse imkansız olduğu bu kayalıklarda Aziz Andreas'ın elindeki değneği bir noktaya değdirmesiyle birlikte yerden tatlı su fışkırmaya başlamış. Bu suyu içen mürettebatın tüm hastalıkları iyileşmiş, gözleri görmeyen birinin gözleri açılmış. O gün bu gündür buradaki çeşmeden akan suyun çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenir. Her yıl dini bayramlarda Kıbrıs'ın Rum kesiminden otobüslerle buraya gelen yüzlerce Rum bu manastırda ibadet eder ve bu çeşmeden su içerler. Kutsal ve şifalı olduğuna inanılan bu suyu şişelere, bidonlara doldurarak evlerine götürürler. Ayrıca buradaki kiliseye ilginç şekillerde mumlar yakarak adaklar adar, dilekler tutarlar-Karpaz aynı zamanda bu dağlık bölgedeki köyün de adıdır. Köyde halen Güney'e göç etmeyip Kuzey Kıbrıs'ta yaşamaya devam eden az sayıda Rum nüfusa rastlamak mümkündür-Öğlen yemeği doğayla içiçe bir kır kahvesinde veya yol üzerindeki bir balıkçı lokantasında alınabilir-Yemek sonrası Gazimagosa’ya hareket-Bütün Avrupa'da ortaçağ mimarisinin en tipik örneklerini görebileceğiniz çok az sayıda şehirden birisidir Magosa. Dünyada genellikle orijinal adı olan ve Yunanca'da “Kumlara Gömülü Kent" anlamına gelen "Famagusta" diye tanınır. Ortaçağ boyunca Akdeniz Ticaret Yolları üzerinde çok önemli bir durak olmuş ve bu konumuyla hem ticari, hem de dinsel açıdan çok önem kazanmış ve çok ünlenmiştir. Kıbrıs Adası’nda Lüzinyanlar’ın egemen olduğu çağlarda Magosa Şehri’nde tam 365 adet Katolik Kilisesi bulunduğu bilinir. Öyle ki Magosa’nın o dönemki yerlileri için bir yıl boyunca her gün ayrı bir kilisede ibadet etmek mümkün olmuştur. Bu kiliselerden çok azı - ancak yine de çok önemlileri - günümüze kadar ayakta kalabilmeyi başarmıştır. Antik Yunalılar’dan, Romalılar’a, Araplar’dan, Fransızlar’a, İtalyanlar’dan İngilizler’e ve Türkler’e kadar birçok uygarlık için ada üzerindeki en önemli şehir olmuş Magosa'da, her uygarlığın mimari ve tarihi eserlerine rastlamak mümkündür. Mimarisini Leonardo da Vinci'nin tasarladığı şehir surlarından, W. Shakespeare'in ünlü eseri Othello için mekan olarak seçtiği Doğu Burçları’na, Venedik’li Kraliçeler’in Taç giydiği katedrallerden, III. Haçlı seferi sırasında adayı ele geçiren Aslan Yürekli Richard'ın son Bizanslılarla savaştığı Kantara Kalesi’ne varıncaya kadar birçok ünlü tarihi mekan bu ihtiyar kenti büyüleyici kılmaktadır. Özellikle ortaçağ ve daha öncesine ilgi duyan tarih meraklıları için Magosa mutlaka görülmesi gereken bir kenttir.İlk olarak şehrin sembolü sayılan eski St. Nicholas Katedrali'ni (Osmanlılar Döneminde Lala Mustafa Paşa Camii’ne dönüştürülmüş) gezeceğiz. Bu büyük katedralin hemen karşısında eski Venedik Sarayı’nı ve ünlü Şair Namık Kemal'in mahkumiyet yıllarını geçirdiği zindanları göreceğiz. Şehir Surları’nın üzerinde bir gezintinin ardından bizi ünlü "Othello Kulesi" ve "Deniz Kapısı" bekliyor. Şehrin doğu girişi olan "Canbulatpaşa Kapısı" Osmanlılar'ın adayı ele geçirmesi sırasında burada çok efsanevi bir şekilde şehit olan süvari komutanının adıyla anılmaktadır. Daha sonra Venedikliler’in Osmanlılar’a teslim olmak üzere beyaz bayrak çektikleri ve bu nedenle "Akkule" olarak anılan şehrin ana giriş kapısını görerek Maraş bölgesine doğru devam ediyoruz. Maraş, orijinal adıyla "Varoşa" 1974 Barış Harekatından önce Akdeniz'in en hareketli Turizm Merkezlerinden birisiydi ve uzun bir sahil şeridi boyunca sıralanmış 90'dan fazla otel, bir çok tatil köyü, restaurant, müze, casino gibi turistik tesislerle dolup taşan hafta sonlarında yürümekte güçlük çekilecek kadar kalabalıklaşan bir tatil beldesiydi. 1974 harekatının ardından Türklerin eline geçen bu şehir sivil yerleşime açılmadı ve şu anda terkedilmiş büyük bir hayalet şehir görüntüsündedir-Otelimize dönüş-Akşam Yemeği-Yemek sonrası serbest zaman-Geceleme
4.
GÜN: KIBRIS – ANKARA
Kahvaltı-Serbest
zaman-Konuklarımız öğlen 12:00’ye kadar otel imkanlarından faydalanabilirler-
Girne merkezde serbest zaman, alışveriş ve gezinti. 14:00 Özel aracımız ile Ercan
Havalimanı’na transfer-Bilet ve bagaj işlemlerinden sonra 17:45 Pegasus Havayolları’nın tarifeli uçağı ile Ankara’ya uçuş-19:00 Ankara Esenboğa Havalimanı’na
iniş,
Başka Gezilerde Buluşmak Üzere Vedalaşıyoruz...
FİYATA DAHİL
OLANLAR FİYATA
DAHİL OLMAYANLAR
- Ankara-Kıbrıs-Ankara Uçuşları (PC HY) -
Tüm öğle yemekleri
- Rehberlik ve refakat hizmetleri - Tüm yemeklerdeki içecekler
- Havalimanı vergileri -
Şahsi harcama ve bahşişler
- Belirtilen otellerde 3 gece konaklama -
Programda yazılı olmayan geziler ve tüm
- 3 Kahvaltı
müze ve ören yeri giriş ücretleri
- 3 Akşam yemeği
- Girne-Lefkoşa-Gazimagosa-Karpaz Turları
ÖNEMLİ NOTLAR:
K.K.T.C.’ye yapılan seyahatlerde nüfus cüzdanınızın aslını ibraz etmek ve yanınızda
bulundurmak zorundasınız. Sürücü Ehliyeti, Evlilik Cüzdanı v.b. diğer kimliklerin
tamamı geçersizdir.
KKTC’ye yurtdışı çıkış harcı bulunmamaktadır.
Yukarıdaki fiyatlar ……. tarihinde en az 10 kişilik gruplar için hazırlanmış olup, bu
tarihten sonra uçak ve diğer hizmetlere gelebilecek
olası artışlar fiyatlara yansıtılır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder