18 Ağustos 2026 Salı

KARADENİZ (TRABZON - GÜMÜŞHANE - BAYBURT)

 1.GÜN TRABZON
Sabah ……….da rehberimiz sizi Trabzon Havaalanı‘nda karşılayacak. Eşyalarınızı aracımıza yerleştirdikten sonra Trabzon turumuza başlıyoruz. Günümüzün ilk ziyareti ülkemizdeki en önemli kiliselerden biri olan Trabzon Ayasofya Kilisesi. Karadeniz‘e bakan yamaca 13. yy içinde inşa edilen kilise Kutsal Bilgelik‘e adanmıştır. İncil‘den ve tarihten alınma konularla duvarları süslenen kiliseden sonra şehirdeki önemli Osmanlı eserlerinden biri olan 1514 tarihli Gülbahar Hatun Cami‘ne gidiyoruz. Camiden sonra Trabzon‘u ve Karadeniz‘i gören Atatürk Evi‘ne devam ediyoruz. Atatürk‘ün 1924 yılında ve daha sonra gerçekleştirdiği ziyaretlerde kaldığı ve vasiyetnamesinin bir kısmını yazdığı konak daha sonra kendisine hediye edilmiştir. Konak günümüzde müzedir. Günümüzün sonunda Arkeoloji Müzesi olarak kullanılan 1917 tarihli Kostaki Konağı‘na gidiyoruz. Günümüzün son ziyareti ülkemizin en önemli anıtlarından biri olan Sümela Manastırı. Manastır içindeki süslemeleri gördükten sonra Trabzon’a dönüyoruz. Konaklama Trabzon

2.GÜN TRABZON / GÜMÜŞHANE
Sabah Saat ……………’de otelimizden hareket ediyoruz. Araklı’da Dağbaşı Fırını’ndan “Araklı Yağlısı” alarak tadıyoruz. Yaklaşık 1 saat sonra yaklaşık 1221 m rakımda, 75 m yükseklikten dökülen Asmasu Şelalesi’ne ulaşıyoruz. Şelalenin sonrasında Pazarcık ve Bahçecik Yaylaları Kanyonlarını görüyoruz 2012 yılında tamamlanan, 4 kilometreden uzun Salmankas Tüneli’ni geçerek Gümüşhane ilimize ulaşıyoruz. Burada Gümüşhane’nin gizli hazinesi Santa Harabeleri bizi bekliyor. Taşköprü Yaylası’ndaki harabeler günümüzde sit alanıdır. Yayladaki Serbest zamanımız sonrasında Gümüşhane’ye hareket. Akşam yemeği ve konaklama Gümüşhane …...

3.GÜN GÜMÜŞHANE
Sabah Kahvaltısının ardından otelden hareket ediyoruz. Yaklaşık 1.5 saat sürecek yolculukla Krom Vadisi olarak bilinen Bağlıdere Bucağı sınırlarında bulunan İmera Manastırı’na ulaşıyoruz. Manastırı ziyaretimiz sonrasında ülkemizin en güzel mağaralarından biri olan Karaca Mağarası’na doğru yola çıkıyoruz. Mağarayı ziyaret ettikten sonra Krom Vadisi içinde ilerleyerek Bulutlu Yayla Cami’ne geliyoruz. Buradan devam ederek Vadi içindeki Alikinos ve Muhara Kiliseleri’ni ziyaret ediyoruz. Tüm bu güzellikler ve anıtlardan sonra Gümüşhane’ye dönüyoruz.

4.GÜN GÜMÜŞHANE - BAYBURT
Sabah kahvaltının ardından Eski Gümüşhane’yi, Süleymaniye Mahallesi, ziyaret ediyoruz. Bu güzel yerden Bayburt için ayrılıyoruz Bayburt merkezdeki Saat Kulesi ve Bayburt Kalesi kentteki esas ziyaret noktalarımız. Buraları gördükten sonra Kenan Yavuz Etnografya ve Baksı Müzelerini ziyaret ediyoruz. Konaklama Baksı.

5.GÜN BAYBURT – ERZURUM
Bayburt’tan ayrılıp Erzurum’a doğru yola çıkıyoruz. Uçak saatimize göre Erzurum içindeki anıtları ziyaret ediyoruz ve İstanbul için havaalanına gidiyoruz.

KAYSERİ - KAPADOKYA - NİĞDE

 1. GÜN – : KAYSERİ
İstanbul, İzmir ve Antalya’dan gelen misafirlerimiz ile saat …….’de Kayseri Havaalanı’nda buluştuktan sonra merkeze hareket ediyoruz. İlk hedefimiz Kayseri Arkeoloji Müzesi. Kayseri ve çevresinden gelen çok farklı ve zengin eserlerin sergilendiği müze daha sonraki ziyaretlerimizde bize ışık olacak. Turumuza Gevher Nesibe Hatun Şifahanesi ile başlıyoruz, Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin’in kardeşinin isteği üzerine yaptırdığı şifahane Anadolu’da en iyi korunanlardan biridir. Şifahane’den 1237-1246 tarihleri arasında yapılmış olan Hunat Hatun Külliyesi’ne gidiyoruz. İki bin metrekareden büyük olan külliyeyi gezerken tüm detaylarda Selçuklu Devleti’nin gücünü göreceğiz. Külliye’nin ardından 1275’te yapıldığı sanılan Talas yolu üzerindeki Döner Kümbet’i ziyaret ediyoruz. Kültepe sonrası günümüzün en önemli ziyaretlerinden biri Kayseri Arkeoloji Müzesi. Sergilenen eserlerin kalitesi ve çeşitliliği açısından ülkemizin en önemli müzelerinden biri. Tarih öncesi eserler, Hitit, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans gibi bu topraklara katkıda bulunmuş kültürlerin en iyi eserlerini göreceğiz. Bu ziyaretlerimiz sonrasında Mustafapaşa’daki (Sinasos), mağara otelimiz Lofi Cave otele gidiyoruz.

2. GÜN – 26 TEMMUZ: KAPADOKYA
Sabahleyin kahvaltımızın ardından Kapadokya turumuza başlıyoruz. Bölgenin en önemli ziyaret noktalarından biri olan Göreme Açık Hava Müzesi. Hıristiyanların hala en değer verdiği ibadet yerlerinden biri olan müzede freskler ile süslü kiliseleri görüyoruz. Müze sonrası Kapadokya'nın en güzel peribacalarını görebileceğimiz Paşabağları, Dervent, Beyaz Vadi gibi yerlere gideceğiz. Gün sonunda Yeraltı şehri Kaymaklı. Büyük bir mühendislik eseri olan yeraltı şehrinin tüm detaylarını görüyoruz. Daha sonra Kapadokya'nın tarih boyunca en önemli sanayilerinden ve sanat eserlerinden biri olmuş seramik eserlerinin üretim sürecini görmeye gideceğiz. Gün sonu otelimize dönüyoruz. Konaklama Mustafapaşa (Sinasos), Lofi Cave Otel

3. GÜN – : KAPADOKYA
Sabahleyin kahvaltımızın ardından Kapadokya'nın bilinmeyen yerlerinden Gomeda Vadisi yürüyüşü ve Mustafapaşa ve turu için yola çıkıyoruz. Vadi yürüyüşümüz sırasında güvercinlikler, su sarnıçları, kiliseler ve yeraltı şehri göreceğiz. Yürüyüşümüz sonrasında Mustafapaşa içindeki Helena Kilisesi'ni ziyaret ediyoruz. Günümüzün son ziyareti Cemil Köyü ve bölgede çok görülmeyen 19. yüzyılda taştan inşa edilmiş Kutsal Haç Kilisesi'ni ziyaret ediyoruz. Gün sonu otelimize dönüyoruz. Konaklama Mustafapaşa (Sinasos), Lofi Cave Otel

4. GÜN – : KAPADOKYA / NİĞDE
Sabah kahvaltımızın ardından otelimizden çıkış yapıyoruz Hasan Dağ Volkanı'nın kenarından devam ederek bölgede Bizans Dönemi’nden kalan az sayıdaki taş kiliseden birisi olan Kızıl Kilise için Güzelyurt'a gidiyoruz. Sonra Kapadokya’nın güneyine devam ediyoruz. Niğde’ye varmadan Anadolu’nun en güzel kiliselerinden biri olan Yeşilburç Kilisesi. Hemen vadi yamacındaki kilise, çok etkileyici bir anıt. Günümüze çok farklı mimarisi ile hayranlık uyandıran Eski Gümüşler Kilisesi ile devam ediyoruz. Aslında çok büyük bir manastırın parçası olan kilise iç kısmındaki Gülen Meryem freski ile ünlü. Gümüşler kilisesi ziyaretimizinardından Niğde merkezdeki anıtları ziyaret için dönüyoruz. Niğde Kalesi, Alaaddin Cami. Merkezdeki anıtları gördükten sonra Kapadokya Nevşehir veya Kayseri havaalanı için hareket.
*** Öğle yemeğimiz Niğde mutfağının en güzel yemekleri

DAHİL SERVİSLER
Türkçe rehberlik
Grubun sayısına ve programına göre araç (Otobüs, tekne, minibüs, 4x4)
Otellerde OK konaklama
Otel, restoran, rehber ve kaptan tipleri
Seyahat sağlık sigortası
Tur dosyası

FRİGYA ve LİDYA

1.GÜN: BOZKIRIN KENTLERİ
Ankara Gordion Eskişehir Merkez & Porsuk Çayı
Sabahın ilk ışıklarıyla Ankara’dan yola çıkıp Polatlı bozkırlarına, efsanevi Frig başkenti
Gordion’a varıyoruz. Tarihin akışını değiştiren o kördüğümün kesildiği topraklarda,
Kral Midas’ın başkenti ve adeta yapay bir dağ gibi göğe yükselen devasa Büyük
Tümülüs’ü bizi karşılayacak. Zaman tünelini andıran ahşap mezar odasının loşluğuna
adım attığınızda, binlerce yıllık bir sessizliğe tanıklık edeceksiniz. Çok güzel Frig
eserlerinin sergilendiği müzeyi gezeceğiz ve dünyanın en erken mozaik eserlerini
göreceğiz. Frig başkentinden sonra bozkırın ortasında bir Avrupai vaha gibi yükselen
Eskişehir’e ulaşıyoruz. Zamanın durduğu Odunpazarı’nın dik, kıvrımlı ve rengârenk
cumbalı evleri arasında yürürken geçmişin sıcaklığını hissediyoruz. Kısa bir müze
turunun ardından gün, Porsuk Çayı’nın dingin sularında nihayete eriyor. Venedik
esintili gondollarla suyun üzerinde süzülürken, batan güneşin şehirdeki yansımaları ilk
günün yorgunluğunu bize unutturacak. Konaklama Eskişehir

2. GÜN: TAŞIN SANATA DÖNÜŞTÜĞÜ YER: FRİGYA
Eskişehir Seyitgazi Yazılıkaya & Frig Vadileri Kütahya
Gün, ufuk çizgisinde parıldayan Seyit Battal Gazi Külliyesi ile başlıyor. Bir tepenin
üzerinde kaleyi andıran bu kutsal mekan, hem Bizans’ın hem İslamiyet’in izlerini
harmanlayan külliyenin ardından güneye, Dağlık Frigya’nın kalbine doğru saptığınızda
doğa fantezi bir dünyaya bürünür. Kaya manastırları ve kaya mezarları arasından
geçerek Frig dünyasının tacı olan Midas Antik Kenti’ne (Yazılıkaya) varıyoruz. Tek
bir kaya blokuna kazınmış devasa anıt Tanrıça Matar’a açılan gizemli bir kapı gibi
durur. Hemen yakınındaki Areyastis (Küçük Midas) Anıtı ve çok katlı bir apartmanı
andıran Kırkgöz (Gerdek) Kayalıkları, taş işçiliğinin ulaştığı zarafeti ve ustalığı gözler
önüne serer. Bu inanılmaz eserlerden sonra Afyon sınırındaki kutsal alanlara doğru
hareket ediyoruz. Aslankaya’nın heybetli kabartmaları, zamanın yıpratamadığı
Yılantaş ve Aslantaş Mezar Anıtları sırasıyla önümüze geliyor. Kümbet köyünde ünlü
Solon’un Mezarı önünde geçmişin bilgeliği ve cesareti hakkında konuşuyoruz. Günü
çininin ve termalin başkenti Kütahya’da noktalamak üzere yola koyuluyoruz.

3. GÜN: ÇİNİ, MİMARİ, ROMA, TAPINAK ve DOĞA
Kütahya Merkez Aizanoi Eski Gediz Kula
Güne Kütahya’nın ahşap nakışlı Germiyan Sokakları’ndan başlıyoruz. Ardından
şehrin kalbi olan Ulu Camii’nin kubbesi altında huzuru hissedip, Arkeoloji
Müzesi’nde toprağın altından çıkan çömleklerin ve heykellerin hikayesini dinliyoruz.
Kütahya’dan ayrılıp Çavdarhisar’a vardığınızda, Anadolu’nun en iyi korunmuş antik
sırlarından biriyle karşılaşıyoruz: Aizanoi. Dünyanın ilk ticaret borsasının kalıntıları
arasında yürürken, göğe meydan okuyan sütunlarıyla Zeus Tapınağı tüm görkemiyle
yükselir. Bu tapınağın altındaki devasa, loş tonozlu mahzenlere indiğimizde kendimizi
bir yer altı tapınağında gibi hissedeceğiz.
Günün devamında 1970 depreminin derin izlerini taşıyan, yarı terk edilmiş ama ruhunu
kaybetmemiş Eski Gediz’in hüzünlü sokaklarından geçerek Manisa’nın Kula ilçesine
ulaşırsınız. Akşam, bozulmamış Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini sunan
dar Kula sokaklarında, tarihi konakların gölgesinde yürümek zamana atılmış bir imza
olacak bizim için. Konaklama Kula

4. GÜN: ATEŞ ÜLKESİ
Kula (Yanık Ülke) Sardes Manisa
Sabah, antik coğrafyacı Strabon’un Katakekaumene "Yanık Ülke" olarak adlandırdığı
Kula Jeoparkı’nın siyah bazalt lav akıntıları ve volkan konileri arasında masalsı bir
güne uyanıyoruz. Doğanın vahşi gücünü gösteren bu kapkara coğrafya ve hemen
yakınındaki Kula Peri Bacaları, yeryüzünün sanatkâr yönünü gözler önüne seriyor.
Lav ovalarından sıyrılıp Salihli ovasına indiğimizde, tarihin en zengin krallığına,
Lidya’nın başkenti Sardes’e varırsınız. Paranın ilk basıldığı, zenginliğin nehirlerden
aktığı bu topraklarda; devasa Artemis Tapınağı’nın sütunları, antik çağın en görkemli
sinagogu ve gymnasiumun büyüleyici cephesi sizi büyüleyecek. Altın akan Pactolus
(Sart) Çayı’nın fısıltısını dinledikten sonra, efsanelerin dağı Spil’in gölgesindeki
Manisa’ya varıyoruz. Konaklama Manisa

5. GÜN: ŞEHZADELER, TARİH
Manisa Merkez (Aigai) İzmir Uçuş
Osmanlı şehzadelerinin yetiştiği Manisa’yı gezmeye başlıyoruz. Mimar Sinan’ın zarafet
eseri Muradiye Camii ve Sultan Camii’ni gezdikten sonra, bölgenin tüm zenginliğini
barındıran Manisa Müzesi’ne gidiyoruz. Spil Dağı eteklerinde evladını kaybeden bir
annenin taşlaşmış fhali olduğu yüzlerce yıldır anlatılan Ağlayan Kaya (Niobe), önünde
duruyoruz. Öğleden sonra Aigai, için kentten ayrılıyoruz. Yuntdağları’nın hırçın ve
bakir doğasında gizlenmiş, kalabalıklardan uzak bir Aiolis kenti olan Aigai’ye
tırmanacağız. Sarp kayalıklar üzerine kurulu bu antik kentin meclis binası ve taş döşeli
yolları, size modern dünyadan tamamen soyutlanmış bir keşif duygusunu fısıldayacak.
Antik kent ziyaretimizden sonra İzmir havalimanı için harekete geçiyoruz.

DAHİL SERVİSLER
Türkçe rehberlik
Tur programına ve katılımcı sayısına göre araç
4* ve butik otellerde konaklama
Oda kahvaltı konaklama
Kulaklık kullanımı
Harita ve tur dosyası
Rehber ve kaptan tipleri
Otel ve restoran tipleri
Seyahat sağlık sigortası

HARİÇ SERVİSLER
Tur başlangıç ve ayrılış şehirlerine ulaşım
Tüm özel masraflar
Programda belirtilmeyen öğle ve akşam yemekleri
Yemeklerde alınan alkollü ve alkolsüz içecekler
Dahil başlığı altında yazılmayan tüm hizmetler

ÇAD - GEREWOL, KABİLELER VE KÜLTÜR

 Her yıl, yağmur mevsiminin ardından, kökleri tarih öncesi zamanlara kadar uzanan

göçebe hayvancılıkla uğraşan Wodaabe halkı, Nijer, Çad ve Kamerun’u çevreleyen
Sahel’in belirli bölgelerinde törenler için bir araya gelir.
Bu festivaller, geniş bir bölgeye dağılmış olan nüfusun, erkeklerin at sırtında, kadın
ve çocukların ise eşeklerle veya yürüyerek katettiği kilometrelerce yoldan sonra bir
araya gelmesi için nadir fırsatlardan biridir. Törenlerde hayvanlar tuzla tedavi
edilirken, erkekler de zamanlarını kendilerini göstermeye ve kutlama yapmaya
adamaktadır. Bu dönem; haber alışverişinde bulunmak, arkadaş edinmek ve aşk
ilişkileri kurmak için hayati bir fırsattır. Wodaabe halkı çok eşlidir; geleneklere göre
sadece ilk evlilik aile tarafından belirlenirken, “Gerewol” adı verilen bu dönemde
erkekler ve kadınlar geçici ilişkiler yaşayabilir veya kalıcı bağlar geliştirebilirler. İkinci,
üçüncü veya dördüncü evlilikler işte bu büyük ve ilginç şölen sırasında gerçekleşir.
Ancak bu seçim, her zaman tamamen özgür bir iradeyle yapılır.
1. GÜN: N’DJAMENA
Başkent havaalanına indikten sonra rehberimiz ve aracımız ile buluşup turumuza
başlıyoruz. İlk hedefimiz Gaoui Köyü. Bugün müzeye dönüşmüş olan köyde 19. yüzyıl
içinde yapılmış sarayı ve köye has Boyalı evleri ziyaret edeceğiz. Köyü ziyaretimiz
sırasında Kotoko kabilesinin kültürünü anlamaya çalışacağız. Gün sonu başkente
dönüyoruz. Konaklama N Djamena.
2. ve 3. GÜN: N’DJAMENA - DURBALI - MASSENYA (Wodaabe Bölgesi)
Kahvaltının ardından otelimizden ayrılarak Chari Nehri kıyıları boyunca hareket
ediyoruz. Ardından tarım, hayvancılık ve otlatma için kullanılan arazilerin birbirini
takip ettiği savan bölgesine giriyoruz. Dourbali ve Massenya kasabaları arasındaki
bu bölgede, Wodaabe halkının farklı kabileleri bu dönemde toplanmaktadır. Kamp
Konaklama
4. ve 5. GÜN: WOODAABE BULUŞMASI ve FESTİVALİ – BAGUİRMİ
Wodaabe halkı sürülerindeki hasta hayvanları tuzlarla tedavi etmek ve kabile
buluşmaları düzenlemek için bu tuzlu otlaklarda kamp kurar. Gerewol, geniş bir
bölgeye dağılmış insanların uzun yolculuklardan sonra buluşmaları için nadir
fırsatlardan biridir. Hayvanlar tuz kürü alırken, yetişkinler zamanlarını geleneksel
törenlere, özelliklerini sergilemeye ve kutlama yapmaya ayırırlar. Bu anlar
haberleşmek, arkadaş edinmek ve sosyal ilişkiler için kritik bir zamandır.
"Gerewol" adı verilen bu festival sırasında yetişkinler arasında yeni bağlar ve ilişkiler
gelişebilir. Bu nedenle ikinci, üçüncü veya dördüncü evlilikler bu büyük ve ilgi çekici
şölen sırasında gerçekleşir. Törenler sırasında Wodaabe yaşam tarzının
temellerinden biri olan, eğlencelere katılacağız. Büyük törenin düzenlenmesi
karmaşık ve oldukça ilginçtir. En tepede, artık şarkı söyleyip dans edemeyen ancak
tüm bu süreci derinden hisseden, gençleri teşvik eden ve onlara tavsiyelerde bulunan
yaşlılar yer alır. Kadınlar da aynı şekilde önemli bir role sahiptir; kendi tercihlerine
göre bir gece veya tüm bir ömür için eşlerini seçenler onlardır.
Wodaabe kampında yapacağımız kısa bir yürüyüşle, onların günlük yaşamlarının
bazı özelliklerini anlama fırsatı da bulacağız. Kamp Konaklama
6. GÜN: GEREWOL - N’DJAMENA’YA DÖNÜŞ
Altıncı günün öğleden sonrasında, tören alanından ayrılıp bizi ağırlayan kabile
başkanlarına veda ettikten sonra dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Altıncı gün son
kamp konaklamasını yapıyoruz.
7. GÜN: N’DJAMENA’YA DÖNÜŞ
Son bir çadır kampından (bivak) ayrılıyoruz ve öğleden sonra başkente ulaşıp
otelimize giriş yapıyoruz., yedinci günün öğleden sonrasında başkente ulaşıyoruz.
Otele varış ve odalara giriş.
8. GÜN: N’DJAMENA – ISTANBUL
Sabah kahvaltısının ardından başkentteki turumuza başlıyoruz. İlk durağımız Büyük
Pazar
. Daha sonra Sanatçılar Çarşısı için hareket ediyoruz. Şehrin en önemli
anıtlarından biri olan Katedral ülkedeki Hıristiyanlığın en önemli simgelerinden biri.
Şehirdeki diğer anıtları gördükten sonra günü Milli Müze ile tamamlıyoruz. Uçak
saatine göre havaalanına gidiyoruz.
DAHİL SERVİSLER
• Türkiye içinde özel Ev / havalimanına / Ev havaalanı trf
• Yabancı ülkede grup Havaalanı transferleri
• Göçmenlik işlemleri
• Özel donanımlı 4x4 araçlar (her araçta 3 kişi)
• Çad konusunda oldukça bilgili, İngilizce bilen rehber
• Sürücü/mekanik/rehber
• Seyahat izinleri (hükümetten alınan)
• Yerel vergiler
• Kampta Aşçı ve tüm mutfak malzemeleri
• Kamp yardımcısı
• Güç jeneratörü
• Buzdolabı
• Kamp duşları, Kamp Tuvaleti
• Her akşam bir adet soğuk içecek (meşrubat veya bira seçeneği ile)
• Kamp malzemeleri, çadır, yer yatağı (uyku tulumu ve küçük yastık dahil
değildir)
• Akşam yemekleri için büyük bir sineklikli çadır, masalar, sandalyeler ve en
sıcak saatler için büyük bir vantilatör
FİYATA DAHİL OLMAYAN SERVİSLER
• Vizeler
• Kişisel seyahat sigortası
• Uçak biletleri
• N'Djamena'daki yemekler ve içecekler
• Bahşişler - Kişisel harcamalar - İçecekler
• Uyku tulumu ve küçük yastık
• Olası özel transferler ve ekstra geceler

AFGANİSTAN

 1. GÜN: KABİL’E VARIŞ VE KÜLTÜREL ADAPTASYON Kadim Asya’nın kalbi, mağrur dağların kuşattığı Kabil, bu sıra dışı serüvenimizin ilk mukaddimesi oluyor. Katılımcılarımızı Kabil Uluslararası Havalimanı’nda samimiyetle karşıladıktan sonra, şehrin karmaşasından uzaklaşarak dinleneceğimiz otelimize geçiyoruz. Kısa bir soluklanmanın ardından, asırlık bir geleneğin izini sürerek yerel bir terzinin yolunu tutuyor ve coğrafyanın ruhuna bürünmemizi sağlayacak geleneksel Afgan kıyafetlerini (Perahan Tunban) kuşanıyoruz. Ardından, Kabil’in atan nabzı, ticaretin ve tarihin harmanlandığı Mandawi Çarşısı’nın labirent benzeri sokaklarında adımlıyoruz zamanı. Havada kanat çırpan binlerce kuşun sesiyle yankılanan rengârenk Eski Kuş Pazarı'nda rehberimiz eşliğinde gezinirken, gözlerindeki misafirperverlikle bizleri selamlayan yerel halkla sohbet ediyoruz. Günün ışıkları yavaşça çekilirken, Kabil Nehri’nin gerdanında bir mücevher gibi parıldayan, iki katlı zarif mimarisiyle Shah-DoShamshera Camii’nin manevi iklimine sığınıyoruz. İlk günümüzü, şehri koruyan ulu tepelerin üzerinden Kabil’in uçsuz bucaksız, dumanlı ve mağrur panoramik manzarasını hayranlıkla seyrederek hitama erdiriyoruz.

2. GÜN: HERAT’A UÇUŞ VE TİMURLU MİMARİSİ Şafak vakti Kabil’e veda edip, iç hat uçuşuyla ülkenin batısında bir güneş gibi doğan, kültür ve sanatın beşiği Herat’a kanatlanıyoruz. Şehre ayak basıp otelimize yerleşir yerleşmez, Timurlu mimarisinin ihtişamını günümüze taşıyan deha eseri Musalla Kompleksi’ne doğru yola çıkıyoruz. Gökyüzüne uzanan asırlık Timurlu minarelerinin gölgesinde zamanın nasıl eridiğine şahitlik ettikten sonra, İslam mimarisinin zirve noktalarından biri kabul edilen Ulu Cami’nin (Cami-i Kebir) devasa kapılarından içeri süzülüyoruz. Caminin sessizliğinde yankılanan huzuru solurken, asırlardır babadan oğula aktarılan geleneksel çini sanatının canlı birer mucize gibi şekillendiği cami içi çini atölyesini ziyaret ediyoruz. Günün kalan demlerinde, Herat’ın kerpiç duvarlı eski çarşılarında ve tarih kokan dar küçelerinde, geçmiş zamanın izlerini sürerek adeta bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz.

3. GÜN: BÜYÜK İSKENDER’İN İZİNDE HERAT Güne, binlerce yıllık medeniyetlerin nöbetini tutan ve şehre tepeden bakan azametli Büyük İskender Kalesi’nin (Herat Kalesi) burçlarına tırmanarak başlıyoruz. Kalenin gölgesindeki müzede ve yaşanmışlık kokan dehlizlerinde tarihin fısıltılarını dinledikten sonra, asırlardır kervanların menzili olan tarihi İpek Yolu çarşılarına kendimizi bırakıyoruz. Bu kadim kervansarayların loş koridorlarında zanaatkarların çekiç seslerini dinleyip, ardından Hari Nehrinin sakin suları üzerine bir gerdanlık gibi dizilen tarihi Malan Köprüsü’nde duruyoruz. Köprünün asırlık taşlarında fotoğraf kareleri yakaladıktan sonra, öğleden sonra kalbimizi dinlendirmek üzere büyük mutasavvıf ve şair Hoca Abdullah Ensari Türbesi’nin manevi huzuruna yöneliyoruz. Geceyi, Herat’ın eski şehir surlarının gölgesindeki geleneksel bir lokantada baharat kokan yerel lezzetleri tadarak taçlandırıyoruz.

4. GÜN: KANDEHAR'A DOĞRU YOLCULUK Bugün, batının zarif kültür şehri Herat’tan ayrılıp, güneyin efsanelerle örülü tarihi ve siyasi kalbi Kandehar’a doğru uzun bir menzile koyuluyoruz. Yerel rehberlerimizin ve otoritelerin rehberliğinde, güvenli seyahat koridorlarını titizlikle takip ederek coğrafyanın kalbine ilerliyoruz. Yol boyunca penceremizden akan görüntüler; Afganistan’ın sert, yalçın dağlarından alabildiğine uzanan bozkır manzaralarına, kerpiç köylerin sessizliğine ve göçebe hayatların izlerine kapı aralıyor. Akşamın kızıllığı çökerken, tarihin seyrini değiştiren imparatorlukların şehri Kandehar’a varıyor, otelimize yerleşiyor ve yarın bizi bekleyen büyük manevi miras öncesinde derin bir sükunetle dinlenmeye çekiliyoruz.

5. GÜN: KANDEHAR’IN MANEVİ VE TARİHİ MİRASI Kandehar’ın bereketli sabahında, seyahatimiz için öncelikle yerel turizm ve kültür biriminde resmi kayıtlarımızı ikmal ediyoruz. Ardından, adımları huşu içinde atarak, İslam aleminin en mukaddes emanetlerinden biri olan, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) mübarek hırkasının mahfuz tutulduğu Hırka-i Şerif Camii'nin kapısını aralıyoruz. Bu manevi sarhoşluğun ardından, Durrani İmparatorluğu'nun banisi, şair ve hükümdar Ahmed Şah Durrani’nin göğe yükselen muazzam türbesini ve modern Afganistan'ın ufkunu çizen Mir Vais Hotak'ın türbesini ziyaret ediyoruz. Şehrin baharat ve ipek kokan, hareketli pazarlarında kaybolduktan sonra, günün en destansı anı için Chil Zena (Kırk Basamak) merdivenlerine yöneliyoruz. Dağın kalbine zorlu bir zanaatla oyulmuş bu basamakları birer birer tırmanırken, zirveye ulaştığımızda Kandehar’ın ayaklarımızın altına serilen büyüleyici ve uçsuz bucaksız vahasını seyrederek ruhumuzu dinlendiriyoruz.

6. GÜN: GAZNİ KAPISI VE TARİHİ MİNARELER Güneş doğarken Kandehar’ın sıcak topraklarına veda ediyor, bir zamanlar İslam dünyasının ilim ve kudret merkezi olan Gazneli Devleti’nin taht şehri Gazni’ye doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 6 saat süren bu kara yolculuğu, yüksek platoların ve doğanın el değmemiş haşmetli sahnelerinin eşliğinde bir görsel şölene dönüşüyor. Gazni sınırlarından içeri girdiğimizde, göğe yükselen birer tuğla danteli andıran, İslam sanatının şaheserleri Tarihi Gazni Minareleri karşılıyor bizleri. Ardından, asırlar boyu nice kuşatmalara göğüs germiş antik Hesar Kalesi’nin burçlarında tarihin tozlu sayfalarını aralıyoruz. Günün yorgunluğunu, Gazni’nin mahir ustalarının elinden çıkan el sanatları ve antika kokan çarşılarında kaybolarak atıyoruz.

7. GÜN: HACIGAK GEÇİDİ ÜZERİNDEN BAMYAN’A GEÇİŞ Gazni’deki konaklamamızın ardından, rotamızı ülkenin adeta bir masal diyarını andıran, devasa kanyonları ve dağlarıyla meşhur orta vilayeti Bamyan’a çeviriyoruz. Yaklaşık 5 saat sürecek bu destansı yolculukta, bulutlara komşu olan 3.500 metre rakımlı efsanevi Hacıgak Geçidi’ni aşıyoruz. Karların yeni eridiği, yeşilin filizlendiği bu dağ yollarında sık sık durarak temiz dağ havasını soluyor ve fotoğraf karelerimizi ölümsüzleştiriyoruz. Bamyan’a varıp otelimize yerleştikten sonra, Cengiz Han’ın öfkesiyle sarsılan ve feryatları asırlardır dinmeyen "Çığlık Şehri" Gholghula’nın hüzünlü kalıntılarını geziyoruz. Gün batımına doğru, UNESCO dünya mirası listesinde yer alan, sarp kayalıkların bağrına oyulmuş o devasa ve hüzünlü antik Buda nişlerinin karşısında, zamanın geçiciliğini düşünerek sessizliğe bürünüyoruz.

8. GÜN: BAND-E AMİR ULUSAL PARKI Bugün, yeryüzündeki cennetten bir köşe olan, Afganistan’ın ilk milli parkı ve doğanın insanlığa en büyük lütuflarından biri sayılan Band-e Amir Ulusal Parkı’na doğru süzülüyoruz. Dağların ortasında, adeta birer firuze taşı gibi parıldayan, derinliğiyle büyüleyen lacivert göllerin kıyısında doğanın dingin ritmine ayak uydurarak yürüyoruz. Bu masalsı gölün üzerinde yapacağımız huzur dolu tekne turunun ardından, öğleden sonra rotamızı tepelerin kızıl rengiyle boyanmış efsanevi Zohak Şehri’ne (Kızıl Şehir) çeviriyoruz. Sarp kayalıkların üzerine inşa edilmiş devasa çamur duvarların kalıntılarını fotoğraflarken, insan azminin ve doğanın muazzam uyumuna bir kez daha hayran kalıyoruz.

9. GÜN: HİNDUKUŞ DAĞLARI VE ŞİBAR GEÇİDİ Seyahatimizin en uzun, en meşakkatli ama bir o kadar da büyüleyici kara yolculuğu için gün ağarmadan kuzeyin büyük vahası Mezar-ı Şerif’e doğru yola çıkıyoruz. Hindukuş Dağları’nın kalbini yara yara ilerleyeceğimiz yaklaşık 10 saatlik bu dağ sürüşü, derin kanyonlar, ıssız geçitler ve yalçın zirvelerle adeta bir doğa senfonisi sunuyor. Coğrafyanın en görkemli geçiş noktası olan dumanlı Şibar Geçidi'nde durarak, dağların efendisi gibi yükselen zirveleri selamlıyoruz. Yolculuğumuzun yarısında, nehrin hayat verdiği Pul-e-Khumri kasabasında mola veriyor, su sesinin eşlik ettiği yerel bir mekanda nefis bir öğle yemeği yiyoruz. Gece karanlığı çöküp yıldızlar gökyüzünü kaplarken, kuzeyin kalbi Mezar-ı Şerif’e varıyor ve yorgun bedenlerimizi dinlendirmek üzere otelimize çekiliyoruz.

10.GÜN: MEZAR-I ŞERİF VE BELH ANTİK ŞEHRİ Yeni güne, Mezar-ı Şerif şehrine adını ve ruhunu veren, firuze ve turkuaz çinilerinin ihtişamıyla gözleri kamaştıran efsanevi Mavi Cami (Hz. Ali Türbesi) ziyaretiyle bismillah diyoruz. Caminin uçsuz bucaksız avlusunda, asırlardır sadece bembeyaz tüyleriyle bilinen ve kutsal sayılan meşhur güvercinlerin gökyüzündeki dansını izleyerek ruhumuzu arındırıyoruz. Ardından, tarihin en eski kaynaklarında "Şehirlerin Anası" olarak zikredilen kadim Belh (Balkh) antik şehrine geçiyoruz. Burada, dünyaya sevgi ve hoşgörü tohumları eken büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin doğduğu evin asırlık kerpiç kalıntılarına dokunuyor, manevi bir uyanış yaşıyoruz. Mimari zarafetiyle büyüleyen tarihi Yeşil Cami’yi (No Gonbad) ziyaret ettikten sonra, imparatorlukların yükselişine ve çöküşüne tanıklık etmiş binlerce yıllık antik şehir duvarlarının üzerinde yürüyerek güne veda ediyoruz.

11.GÜN: DÖNÜŞ YOLCULUĞU VE KABİL'E EL VEDA Bu muazzam rüyanın son sabahında, Mezar-ı Şerif’in renklerin ve kokuların raks ettiği yerel pazarında serbest zaman geçiriyoruz. Parmak uçlarımızla dokunduğumuz dünyaca ünlü ilmek ilmek işlenmiş Özbek kilimlerini, safran kokularını ve kuzeyin meşhur kuruyemişlerini inceleyip hatıralar devşiriyoruz. Alışverişimizin ardından, iç hat uçuşumuzla seyahatimizin başladığı yer olan başkent Kabil’e geri dönüyoruz. Kabil’de, on bir gün boyunca paylaştığımız kader ortaklığını, dostlukları ve unutulmaz anıları yâd edeceğimiz buram, buram ziyafet kokan geleneksel Afgan pilavı eşliğinde hüzünlü bir veda yemeği yiyoruz. Yemeğin hitamında, katılımcılarımızı uluslararası dönüş uçuşları için Kabil Uluslararası Havalimanı’na uğurluyor; arkamızda dost sevdalar, heybemizde ise ömür boyu unutulmayacak kadim doğu hikayeleri bırakarak bu büyük keşif turunu nihayete erdiriyoruz.

18 Mayıs 2026 Pazartesi

PETERSBURG - NOVGOROD - MOSKOVA

İstanbul dış hatlar gidiş terminalinde………………… kontuarı önünde saat……………. buluşup bilet işlemlerimizin ardından …………….. sayılı seferi ile  Petesburg’a hareket ediyoruz. Saat …………… Petesburg’a varışımızın ardından panoramik Petesburg şehir turuna başlıyoruz. Petesburg şehir turunda göreceğimiz yerler arasında Nevski Caddesi, Sanat Meydanı, Kazan ve Isaac Katedralleri, Amirallik Binası, Hermitage Müzesi, devrimin gemisi Aurora göreceğimiz yerlerden birkaçı. Konaklama Petesburg ……….. 
 
2.GÜN  : PETESBURG
Erken başlayan turumuzda ilk ziyaret noktamız Dünya’nın en büyük sanat müzesi olan ve 1764’te Kraliçe II. Katerina’nın kışlık sarayı olarak inşa edilen Hermitage. Günümüzde sarayın 1057 odasında 3 milyondan fazla eserin küçük bir kısmı sergilenirken Da Vinci’ye, Van Gogh’a Rembrant’a ait tablolar dünyanın en büyük tablo koleksiyonunun parçası olarak milyonların ilgisini çekmektedir. Yaklaşık üç saat kadar süren turumuzun ardından Neva Nehri Turu yapacağız. Günün gerisi istediğiniz gibi değerlendirmeniz için serbest.  Konaklama Petesburg……
 
3.GÜN : PETESBURG
Günümüze Peterhoff Sarayı ile başlıyoruz. Rusya’nın en ünlü ve bilinen mimari eserlerinden biri olan Peterhoff Sarayı’nın dillere destan bahçesini göreceğiz. Büyük Petro 1717’de Versalles Sarayı’nı gördükten sonra 1709 tarihli Poltava Savaşı anısına 1714-1723 yılları arasında bu muhteşem sarayı Finlandiya Körfezi’nin bir ucuna yaptırmıştır. İnanılmaz güzellikteki çeşmelerin süslediği bahçeleri gezdikten sonra Petesburg’a 25 km uzaklıktaki Katerina Sarayı için hareket ediyoruz. Rusya’nın en zenginlerinin bir zamanlar ev yapmak için yarıştıkları arazi sonunda Çar Köyü adını almıştır.  Rusya’nın güzel saraylarından birini Mimar Francesso Rastrelli 18. Yy başlarında inşa etmiştir. Saray II. Dünya Savaşı’nda tamamen yıkıldıktan sonra onarımı on yıllarca sürmüştür. Özellikle duvar resimleri, mobilyaları ve Kehribar Odası o dönemin sanatını ve zenginliğini tam anlamıyla yansıtmaktadır. Saray kadar etkileyici olan bahçeler, heykeller ve binalar mutlaka görülmelidir. Saray gezimizin ardından Petesburg’a geri dönüyoruz ve günün gerisi serbest zaman. Konaklama Petesburg…………  
 
4.GÜN ………: PETESBURG / NOVGOROD
Erken kahvaltımızın ardından otobüsümüze biniyoruz ve Rusya’nın ilk başkenti Novgorod’a hareket ediyoruz. 2,5 saatlik yolculuk sonrasında şehre ulaşıyoruz. Büyük Rusya’nın 862 yılında Rusya’nın bu küçük kentte kurulduğu varsayılır. Novgorod turumuz sırasında Milenyum Anıtını, Aziz Sofya Katedralini ve başka önemli anıtları göreceğiz. Novgorod şehir turu sonrasında konaklayacağımız otele gidiyoruz. Beresta Otel        
 
5.GÜN : NOVGOROD / TVER / KLIN / MOSKOVA
Sabah kahvaltının ardından bavullarımız ile otelden ayrılıyoruz.  İlk durağımız Tver. 12. yüzyılda kurulan kent Rusya’nın en eski kentlerinden biri sayılıyor. Volga Nehri kıyısındaki şehirde Sovyet Meydanı, Puşkin Anıtı, Katerine Manastırı gibi anıtlara gidiyoruz. Tver kentindeki anıtları gördükten sonra Klin’e doğru hareket ediyoruz. Burada Çaykovski Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Büyük müzisyen Fındıkkıran, Maça Kızı gibi büyük eserlerini bu şehirde ve buradaki evinde bestelemiştir. Klin’de biraz zaman geçirdikten sonra 100 KM uzaklıktaki başkent Moskova’ya hareket ediyoruz. Klin. Konaklama Moskova …………..
 
6.GÜN : MOSKOVA
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Rus tarihinin ve devletin yönetim merkezi olan Kremlin’e hareket ediyoruz. Tarih boyunca Rus liderlerine ve çarlarına ev sahipliği yapan Kremlin Sarayı’nın bir bölümü günümüzde hala Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından çalışma ofisi olarak kullanılmaktadır. Kremlin cenaze veya taç giyme törenleri için kullanılan katedralleri ile dini, değişik dönemlerde yapılan binaları ile mimari merkezdir ayrıca dünyanın en ağır çanı ve en büyük topu gibi anıtlarla turistler için özel bir yerdir. Kremlin turumuzun bitiminde Siyasi ve toplumsal çalkantılara sahne olmuş tarihi merkez Kızıl Meydan, meydandaki soğan şekilli ve çok renkli kubbeleri ile ilginç St. Basil Katedrali, Kremlin Sarayı, Bolşoy Tiyatrosu, Tverskaya Caddesi, Gorki Parkı, Novadieviçe Manastırı, Kuğu Gölü, Luzniki Stadyumu, Lenin Tepesi ve son olarak Moskova Üniversitesi panoramik olarak görülecek yerler arasındadır.  Dünyanın en güzel istasyonlarına sahip olan Moskova Metrosu turumuzun ardından sokak sanatçıları ve galerilerle dolu Eski Arbat’a doğru yol alıyoruz. Günün sonunda otelimize dönüyoruz. Konaklama ………………
 
7. GÜN : MOSKOVA / İSTANBUL 
Sabah kahvaltımızın ardından bavullarımızı da alarak otelden ayrılıyoruz. İlk ziyaret noktamız. Kolomonkoye Göğe Yükseliş Kilisesi kent merkezinin biraz dışındadır. Kilise 16. yüzyıl içinde Çar III. Ivan tarafından yaptırılmıştır. Moskova’da bizim için çok önemli olan bir mezarlığa gidiyoruz, Novodeviçi Mezarlığı. Boris Yeltsin, Anton Çehov gibi birçok ünlü Rus vatandaşının yanı sıra ünlü Şair Nazım Hikmet 3 Haziran 1963 yılında öldüğünde buraya gömülmüştür. Gün sonunda uçak saatimize göre havaalanına gidiyoruz.
 
Her türlü vize sorumluluğu katılımcıya aittir.
 
İki kişilik odada ‘kişi başı’ ücret ödeyerek rezervasyon yapan misafirlerimizden biri gelmez ise tek kalan misafir ‘tek kişi farkını ödemek’ veya ‘oda arkadaşı’ bulmak zorunda kalacaktır.
Her otelde üç kişilik oda konaklaması mümkün olmamaktadır. Üç kişilik odada kalan misafirlerimizden biri genelde standard olmayan açılır kapanır, portatif yatakta uyumak veya çekyat kullanmak zorunda kalacaklardır.
Program yürüyüş ağırlıklıdır. Buna göre ayakkabı getirilmesi veya giyilmesi gerekmektedir.
Yemekler genelde et ve hayvansal ürünlerden oluşmaktadır.
 
DAHİL SERVİSLER
İstanbul’da evden – havaalanı – ev transferi
Tur boyunca Türkçe rehberlik
Moskova, Petesburg, Klin, Tver, Novgorod panoramik şehir turları
Kremlin ve Hermitage Turları
Peterhoff Sarayı bahçesi
Petesburg Katerina Sarayı
Grubun sayısına göre klimalı araç
Kaptan ve aracın tüm masrafları
Programda yazan yerlerin ziyaret ücretleri
Otellerde oda kahvaltı konaklama
 
HARİÇ SERVİSLER
Uluslararası uçuşlar
İç hat uçuşlar
Türk tur lideri gruba eşlik etmeyecektir
Vize masrafları
Her türlü özel harcama
Öğle - akşam yemekleri ve her türlü içecek
Dahil başlığı altında yazılmayan masraflar ve hizmetler